Alfred Marshall ve Neoklasik Teoriye Katkıları

Alfred MARSHALL klâsik okula mensup iktisatçılardandır (1842-1924) yılları arasında yaşamıştır. En önemli eseri Ekonominin Prensipleri (Principles of Economics) dir. Marshall’a göre, iktisat bilimi insanların günlük ihtiyaçlarını inceler.

Günlük ihtiyaçlar ise, iktisâdî faaliyetler, para ile ölçülebilen ve bir fiyatı olan faaliyetler olmaktadır. Marshall, iktisâdî olayların izâhında geometriden de faydalandı. Marjinal fayda eğrileri, toplam mâliyet eğrileri, marjinal gelirler gibi çeşitli analiz araçlarını iktisâda sokmuştur.
Arz-talep dengesinin kurulmasında zaman faktörünü de dikkate alan odur. Marshall, klasik iktisatçıların düşüncelerini yeniden canlandıran neo klasikler içinde incelenmektedir.(vikipedi’den alıntı)

Jevons’un bulduğu ve Menger’in geliştirdiği marjinal fayda eşitliği yani (MUa/pa=MUb/Pb ) eşitliğinden bireysel talep eğrisi türetilebiliyordu. Bu eşitliğe dayanarak örneğin a malının fiyatı ucuzladığında eşitliğin sol tarafı büyüyecektir. Bu durumda faydaları eşitlemek için tüketici satın aldığı a malı miktarını arttırmak zorunda kalacaktır. Bu talep kanunundan başka bir şey değildir. Malın piyasa fiyatıyla miktarı arasında ters bir ilişki vardır. Bütün bireyler aynı koşullar altında dengeye geldikleri için bireysel talep eğrilerinin toplamı piyasa talebini verir bu eşitlik malın mübadele değerini de verir. Mübadele değeri o mala kişilerin duyduğu ihtiyacın şiddetiyle ilgilidir. Yani toplumdaki bireylerin elinde x malından çok az varsa bu malın marjinal faydası bireyler için yüksek olduğundan toplum buna yönelecek böylece malın fiyatı yani mübadele değeri belirlenmiş olacaktı. Mübadele değeri büyük ise o mala olan ihtiyaç yani toplumun o maldan aldığı fayda büyük olacaktır.

Ama bu incelemede piyasanın önemli bir belirleyicisi olan arzın piyasa fiyatını belirlemedeki rolü göz ardı ediliyordu. Bu eksiklik Marshall tarafından çözüldü. Arz bir yandan mevcut piyasada oluşacak dengenin taraflarından birisi diğer yandan da üretimin girdileri ile olan ilişkisi sonucu hem faktör fiyatlarını hem de faktör gelirlerini yani gelirin dağılımını belirleyen önemli bir unsurdu.
Marshall a gelene kadar ihmal edilen arz ve talep yapısı, üretim faktörleri ile yani üretimin temel girdileri ile sıkı bir ilişki içindeydi. Ancak böyle bir durumda incelenmesi gereken mal ve hizmet piyasasından ayrı olarak ikinci bir piyasa, üretim faktörleri piyasası ortaya çıkmaktaydı ve burada faktör arzı ve faktör talebi ve bunların özellikleri diğer piyasadaki oluşuma uygun biçimde tanımlanarak analiz edilmeliydi.

Marshall, üretim maliyeti ve arza ilişkin görüşlerini oluştururken zaman boyutuna da önem verdi. Üretim dönemini piyasa dönemi kısa dönem ve uzun dönem olarak üçe ayırdı. Kısa ve uzun döneme yoğunlaştı çünkü ona göre üretici iki cepheye sahipti. Cephelerden birisi onun mal ve hizmetle olan ilişkisini, diğer cephe ise üretim faktörleriyle olan ilişkisini gösteriyordu.bu nedenle iki piyasa arasında sürekli bir geçiş vardır ve tıpkı tüketicide olduğu gibi üreticinin de dengeye gelme süreci bulunmaktadır burada da marjinallik kavramından faydalanır.Analizin bir ucunda faktör fiyatlarıyla olan ilişki nedeniyle gelir dağılımına uzanır.üretim faktörleri piyasasında da tam rekabet vardır ve Marshall a göre firmaların çalışma koşulları tam rekabetin varlığını ortaya koyar niteliktedir.bütün firmalar içinde hiçbiri sürekli artan verimle çalışmaz. Her iki piyasada da tam rekabetin varlığının kabulü mal ve hizmetler piyasasın da fiyatların, üretim faktörleri piyasasında da ücretlerin veri olduğu anlamına gelir.

Marshall değer teorisinin açıklanmasında her ne kadar kısa dönem de marjinal fayda ve tüketici talebine önem verdiyse de uzun dönemde değerin tek başına marjinal fayda ve tüketici talebi tarafından belirlendiğini söylemez. Ona göre uzun dönem söz konusu olduğunda üretim maliyetleri devreye girer. Aynı zamanda uzun dönemde firmanın ürettiği malın fiyatı , ürettiği malın maliyetine eşit olma eğilimindedir.yalnızca ; çok kısa dönem , monopol ve birleşik mal üretme durumlarında üretim maliyetini fiyat yani değer üzerinde etkisi olmaz.

Marshall, piyasa fiyatının belirlenmesinde arz ve talebe, yani üretim maliyeti ve marjinal faydaya beraber önem atfederken ortalama bir yaklaşım benimsiyor ve her iki dönemde de geçerli olan yasaların piyasadaki rekabetçi yapıyı bozmayacağını düşünüyordu. Bir firma için sürenin kısalması fiyatın belirlenmesinde talebin rolünü, sürenin uzaması ise fiyatın belirlenmesinde maliyetlerin rolünü arttırmaktaydı. Marshall bir yandan maliyet-değer teorisi diğer yandan da fayda-değer teorisine önem vermekle neoklasikler ile klasikler arasında köprü olmuştur.
—————————————————————-
Kaynak:
-İktisadi Düşünce Tarihi- Küçükkalay, A.Mesud
-Vikipedi

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s